DIRILIŞIN KESINLIĞI

DirilisArtık bilgi ve haber her yerden taşar oldu. Televizyon, gazeteler, internet, kulaktan kulağa dolaşan haberler derken doğru haberi ayırt etmek zorlaşır oldu. İnsanlar kimi zaman neye inanacaklarını şaşırır olurlar. Eğer güvenilir habercilik zayıflamışsa, şüphecilik artacak ve haberin özünü bulma ihtiyacı aratacaktır.

Birkaç haber işitmiş olduğunuzu varsayın. Mesela;
-Doktorun birisi kansere çare bulmuş ve her türlü kanseri iyileştirebildiğini iddia ediyor. Ne düşünürsünüz?
-Diğeri ise şöyle der mesela Carl Sagan demiş olsu: “Evrende 300 milyar yıldız var”. Ne düşünürsünüz?
-Parkta çalışan boyacı ise “Bank yeni boyandı dikkat edin” derse ne yaparsınız?



Bu haberlerden hangisine inanırsınız? Neden? Ya da inanmazsınız neden?
Belki bazılarına inanırız bazılarına ise inanmayız. Belki hepsi doğru belki hepsi yanlış, ya da ifadelerden bazıları yanlış bazıları doğru…

Burada birkaç önemli test aracı var. Birisi haber kaynağı kimdir, diğeri benim ihtiyaç ve ilgi alanımdır. Diğeri olayın tam kaynağından duymak, görmektir.
-Eğer kansersek veya yakınımız hastaysa hemen bu kişiye ulaşmaya çalışır daha çok bilgi edinmeye uğraşırız. Geçtiğimiz günlerde çiğdem isimli bir arkadaşla tanıştık. Annesi kanser olduğu için çok üzgündü. Onu çok iyi anladım çünkü benim annem de aynı sıkıntıyla karşı karşıya kalmıştı. Eminim böyle bir haber Çiğdem’in ve annesinin dikkatini çok fazla çekecektir.
-Diğer taraftan evrende 300 milyar yıldız olması olağan üstü bir bilgiyken beni ilgilendirmez ve hayatımız doğrudan etkilemez diyerek umursamazca da olsa kolayca inanırız.
-Son örnekte ise boyalı bank beni doğrudan ilgilendireceğinden bilgi ne kadar güvenilir kaynaktan gelse de test etmek isteriz. Çünkü elbisemizin zarar görmesini istenmeyiz ve bir elle yoklama yapar kurumuşsa otururuz ya za boyalı olmayan bir tane ararız. Basit bir konuda bile doğruluğu sınamak istiyorsak hayati meseleleri sorgulamak çok doğaldır
Size desem ki “ölmüş bir kişi bugün dirildi”, ne düşünürsünüz? Sanırım her gün diriline bir kişi ile karşılaşmıyorsunuzdur J Şimdi Kutsal Kitap’tan bu habere verilen bir kaç tepkiye birlikte bakalım.

Birlikte Yuhanna 20. Bölümü okuyalım.
İlk olarak Mecdelli Meryem haberi diğer öğrencilere getiriyor. Öğrenciler neredeler? İsa Mesih öldükten sonra sıra kendilerine gelecek korkusu ile gizli bir yerde bir araya gelip kapıyı kilitlemişler. İlk duyanlar Petrus ve Yuhanna.

BİR HABER GELDİ! İSA MEZARDA YOK!
NE YAPTILAR?
-Hemen koşup mezara gittiler (20:4).
-Gidip araştırdılar. İşin aslını öğrenmeye çalıştılar.
-Araştırmada ne buldular? Doğru mezara gelmişler, kefen var ama ceset yok. Demek ki çalınmamış, İsa dirilimiş. Petrus ve Yuhanna İsa Mesih’in dirildiğine iman ettiler (20:8). 
Şimdi bir de diğer öğrenci olan Tomas’ın tepkilerine bakalım. 
Tomas, Aramice’de İkiz anlamına gelen bir isimdir. Tomas 12 öğrenciden birisiydi. 3 yıl boyunca İsa’yı takip etti, taki İsa çarmıhta ölene kadar. Sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Tomas gerçekçi ve keskin bir zekaya sahipti. Aslında çağımızda da önem taşıyan bir özelliktir. Gerçek nedir? İşin aslı nasıldır gibi sorular her alanda bizim doğruya ulşamamız için yardım eden bir özelliktir. Bu sebepledir ki her şeyi sorgulayan Tomas a bir lakap takılmıştır, “Kuşkucu Tomas”. Belki isteseydi çok iyi bir felsefeci olabilirdi. İsa’nın herbir öğrencisi büyük fedakarlık göstermiştir. Evlerini, mallarını satıp, yada kiraya verip, akrabalarını bıraktılar ve İsa nereye giderse O’nun takip ettiler. Tomas’ın neleri bıraktığını bilmesek de onun çok sadık ve gerçekçi bir yapısı olduğunu biliyoruz. Hatta İsa ile ölmeye bile hazır olduğunu kendi ağzından duyurdu (Yuh. 11:16). İsa Mesih büyük işler yapıyordu, hastaları iyileştiriyor, cinleri kovuyor ve insanların günahlarını bağışlıyordu. Diğer tarafta ise halk yavaş yavaş İsa’ya karşı ayaklanıyorlardı. Yani ortam çok tehlikeli ve gerginbir hal olıyordu. Tomas yine de O’nunla ölüme bile gitmeye razıydı. Ama İsa Mesih öldürülünce büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Ona göre durum tam bir trajediydi!

Üç günlük karanlık, soğuk ve yıpratıcı günün ardından olağanüstü bir şey oldu. İsa öğrencilerin arasında belirdi.

Öyle ki tüm öğrenciler bir aradayken onların arasında değildi (20:24). O İsa ile buluşma anını kaçırmıştı.
Tomas öğrencilerin yanına gelince eminim herkesin heyecanlı ve coşkulu şekilde kendisine şöyle dediklerini işitti “Tomas bil bakalım ne oldu? İsa dirildi, aramıza geldi. Gözlerimizle gördük. İşte tam burada odanın tam orta yerindeydi!” Ama bizim gerçekçi Tomas ne dedi? “O’nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam dedi” (20:25).
8 gün sonra İsa Mesih Tomas’ın da aralarında olduğu bir anda yine öğrencilerine tekrar göründü. Ve Tomas’ın beklentisini de bildiği için onu kendi kimliği hakkında ikna etmek üzere yine aralarındaydı. Evrenin yaratılışında etkin O’lan, görünmez Tanrı’nın görüntüsü olan İsa Mesih’in Tomas’ın ihtiyacını biliyor ve karşılamak istiyordu. O’nun karşısına dikilmiş “Parmağını uzat! Ellerime bak, elini uzat böğrüme koy. İmansız olma imanlı ol” diyordu. 

Sonra İsa şöyle devam etti. “Beni gördüğün için mi iman ettin” dedi. “Görmeden iman edenlere ne mutlu!” Yani “görmesen de iman et!” dedi. İşte o zaman aslında Tomas’ın yeni bir yaşama dirildiğini görüyoruz. Artık şüpheler dağılmış, ikna olmuş ve hayatının kalan süresince İsa Mesih için yanan tutuşan iyi bir hizmetkar olmuştur.

Bugün bizim aramızdakilerin de şüpheleri olabilir. Bugün çok özel bir gündür. İsa Mesih bedenen aramızda olmasa da ruhen bizimle birliktedir. Bugün size de bir haber iletildi ve iletilmeye devam ediyor. İSA ÖLDÜ ve DİRİLDİ! Bu bilgiyle ne yapacaksınız? Hayatınız için önem arzediyor mu? Yarınıbnızı etkiler mi? EVET! O halde bu bilgiyi değerlendirin. Şüpheniz olması normaldir. Ama şüphenizi yenmek için Tanrı’dan bir diliğiniz, soracağınız bir sorunuz yok mu?

Bir iddianın, sözün güvenilir olabilmesini sağlamak isterseniz bir kaç yöntem vardır.
Sadece bir tanesinden bahsedelim: Birebir uygulayarak göstermek.
“Dr. Evan O’Neill Kane, lokal anestezi fikrini 1921 yılında, New York’ta bir hastanede kendi apandisini çıkartarak ileri sürdü. Ve böylece tüm medikal camiasının dikkatlerini üzerine çekti”. Bu çok güvenilir bir sözdür.

Aynı şekilde İsa Mesih Diriliş sabahı kaya mezardan dışarı adımını atar atmaz ciddiye alınmayı hak etti.
Çünkü dirilmekle;
-İsa Mesih’in söylediği herşeyin doğru olduğu kanıtlandı.
-Tanrı’nın ihtiyaç duyduğumuz herşeyi sağladığını garanti etti.
-Bu gerçeğe inananların günahlarının aklanacağı müjdesi verildi.
-İsa Mesih’in ona inanan herkesle birlikte heran olacağının garantisidir (Matta 28:20).

ROMALILAR 4:25à “İsa suçlarımız için ölüme teslim edildi ve aklanmamız için diriltildi” der.

İsa öldü ve DİRİLDİ! Bugün hepimiz bu diriliş gerçeği üzeridne düşünelim. Boyanmış bir banktan, kanserin tedavisinden, evrendeki yıldızların sayısından tüm bilgilerden daha önemli bir konudur. Ve hepimizin hayatını doğrudan etkileyecek bir gerçektir.

Tomas İsa Mesih’in yaralarına dokunup ikna olunca “Rabbim ve Tanrım” dedi. Büyük ihtimal, dizlerinin üzerine çöküp İsa’nın ayaklarına sarıldı. Gözyaşları içinde tapındı.

Ya sizin tepkiniz ne olacak? Tüm günahlarınızı silebilecek olan, yepyeni taze bir hayatı size sağlayacak olana cevabınız ne olacak? Ya da yıllardır onunla yürüyen ama bazı konularda şüpheleri olan diğerleri ne yapacaklar? Bugün hepimiz İsa Mesih’ten ihtiyacımız olanı dileyelim. O hepimiz üzerinde etkindir. O alçakgönüllü ve bir o kadar da güçlüdür.

İSA DİRİLDİ! HEPİNİZE ESENLİK OLSUN! 

Bir Cevap Yazın